Sürdürülebilir Moda, Tekstil Sektörünün ve Geleceğin Vazgeçilmezi Oluyor

Sürdürülebilir moda, hem Türkiye’de hem de dünyada tekstil sektörünün geleceğini şekillendirirken, çevresel etkiler ve artan tekstil atıkları bu dönüşümün kaçınılmazlığını gözler önüne seriyor. Devridaim Enstitüsü Kurucusu Yasemin Uluçınar, Türkiye’nin tekstil sektöründe dünyanın nabzını tutan öncü ülkeler arasında yer aldığını ancak bu başarıya rağmen çevresel etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Uluçınar, her yıl üretilen elyafın %70’inin çöpe gitmesi ve 1 milyon ton tekstil atığının ortaya çıkmasının sektörün sürdürülebilirlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade ediyor. Bu noktada harekete geçmenin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirten Uluçınar, “Devridaim Enstitüsü olarak 4 yıl önce bu bilinçle yola çıkıyoruz. Döngüsel Moda Kolektifi ile yalnızca moda tasarımları üretmekle kalmıyor, aynı zamanda geleneksel zanaatları yaşatıyor ve gençleri geleceğin moda liderleri olarak yetiştiriyoruz. Türkiye’den başlayan bu değişim dalgası, fast-fashion’ın tetiklediği ekolojik krize karşı güçlü bir yanıt oluşturuyor. Programımız hem çevreye hem de ekonomiye değer katıyor” diye belirtiyor.
Döngüsel Moda Kolektifi’ne son 3 yıldır destek veren Brother Türkiye’nin Genel Müdürü Batuhan Demirkök ise, sürdürülebilir moda akımlarının ülkenin ve dünyanın geleceği için taşıdığı öneme dikkat çekiyor. Dikişin Türkiye’de yalnızca bir beceri değil, nesilden nesile aktarılan bir yaşam kültürü olduğunun altını çizen Demirkök, “Hepimiz, annelerimizin bizim için onardığı kıyafetleri giymişizdir. Brother Türkiye olarak, Döngüsel Moda Kolektifi’nin onarıcı ve sürdürülebilir yönünü desteklemekten gurur duyuyoruz. Bu desteğimiz, hem gençlerin üretim gücüne katkı sağlıyor hem de geleceğe daha sağlam ilmekler atmamıza vesile oluyor” ifadelerini kullanıyor.





















