GARDIROP MAGAZİN

Aslı Bekiroğlu: Hayaller, Özgürlük ve Yenilik

Ekran­ların sevilen ve ener­jik ismi Aslı Bekiroğlu, hem sine­ma hem de diji­tal plat­form­lar­da izleyi­cil­er­le buluş­maya hazır­lanıy­or. Kut­sal Damacana gibi kültleşmiş bir seride rol almanın ken­disi için gurur veri­ci olduğunu söyleyen oyun­cu, setin eğlenceli anların­dan zom­bi makya­jı sürecinin favorisi olduğunu belir­tiy­or. Oyun­cu­luk­ta sürek­li ken­di­ni geliştirm­eye odak­lanan Bekiroğlu, ulus­lararası pro­jel­erde yer almak ve bir Quentin Taran­ti­no fil­minde rol almak gibi büyük hay­allere sahip. “İngilizcem Türkçem­den daha iyi, bu yüz­den yurt­dışın­da bir pro­jede yer almayı çok istiy­o­rum” diy­erek, kariy­erinde glob­al bir adım atmaya hazır­landığını vur­gu­luy­or.

Röpor­taj Çağla Küçükdere­li Fotoğraflar Rah­mi Ark Styling Seda Sol­maz Saç Atakan Gelişli Makyaj Banu Aksun­gur Kurum­sal İletişim Mine Gündüz Mekan Sof­i­tel İst­anb­ul Tak­sim Prodük­siy­on Nutek Stu­dio

Moday­la arasının iyi olduğunu ancak ken­di tarzını yarat­mak­tan asla ödün ver­mediği­ni söyleyen Aslı Bekiroğlu, hem gardırobun­da hem de hay­atın­da rahatlığı ön plan­da tutuy­or. “Yakış­mayanı zor­la yakıştır­maya çalış­mam, vücud­u­mu iyi tanırım” diyen oyun­cu, stil konusun­da içgüdü­ler­ine güveniy­or. Kişisel gelişi­minde müzik ve kita­pların ken­disi için vazgeçilmez olduğunu belirten Bekiroğlu, üret­meyi ve yeni şeyler keşfet­meyi en büyük mut­lu­luk kay­nağı olarak görüy­or. Hay­at felse­fesi­ni ise net bir şek­ilde özetliy­or: “Beni mut­lu etmeyen hiçbir yerde gereğin­den fazla dur­mam. Hay­at­tan keyif almak için eğlen­mem ve öğren­mem gerekiy­or.”

Hay­atının nasıl bir döne­mindesin? Nel­er yapıy­or­sun?
Şu anda hay­atımın daha çok üret­tiğim, kendi­mi fark­lı alan­lar­da geliştirm­eye çalıştığım bir döne­mindey­im diye­bilir­im. Yeni şeyler den­e­m­eye ve kendime katkı sağlay­a­cak alan­lar­da iler­lem­eye özen gös­teriy­o­rum. Örneğin, yeni bir enstrü­man çal­mayı öğreniy­o­rum. Bu süreç hem çok key­i­fli hem de zihin­sel anlam­da oldukça geliştiri­ci. Bunun yanı sıra, daha çok kitap oku­maya başladım. Kita­plar­dan ilham alıy­o­rum ve bel­ki bu ilham­la şarkı yaz­maya bile başlaya­bilir­im. Kısacası, kendime yatırım yap­tığım ve öğren­m­eye açık olduğum bir dönemdey­im.

Önümüzde­ki dönemde seni hem sine­ma hem de diji­tal pro­jel­erde izleye­ceğiz. “Kut­sal Damacana” gibi kültleşmiş bir dahil olmak nasıl bir deney­im­di? Senin için bu filmin en eğlenceli ve unutul­maz anı ney­di?
Evet, bu kadar tanın­mış ve sevilen bir serinin parçası olmak ben­im için çok özel bir deney­im oldu. Dediğiniz gibi “Kut­sal Damacana” artık kültleşmiş bir seri ve tescil­li bir kome­di fil­mi. Böyle bir pro­jede yer almak büyük bir gurur kay­nağıy­dı. Set boyun­ca hari­ka bir ekip ruhu vardı. Şafak Sez­er ve Polat Yağcı baş­ta olmak üzere, tüm ekip ile inanıl­maz key­i­fli vak­it geçirdik. Açıkçası, kendi­mi bill­board­lar­da uzun zamandır görmemiş­tim ve bunu tekrar yaşa­mak beni çok mut­lu etti. Unutul­maz bir sürü anı var ama zom­bi olma süre­ci kesin­lik­le en eğlendiğim anlar­dan biriy­di. Hem makyaj süre­ci hem de o sah­neleri can­landır­mak çok eğlenceliy­di.

“Her oyuncunun hayalidir sanırım Hollywood… Bir Quentin Tarantino filminde oynamayı çok isterim. Hiç yabancı bir sette yer almadım ve İngilizcem de Türkçemden iyidir. O yüzden yurt dışında bir projede yer almayı çok istiyorum.”

Neredeyse oynadığın dizilerin tamamın­da “aşk” var. Sen aşkı nasıl tanım­larsın?
Aşk ben­im için oldukça derin ve çok yön­lü bir kavram. İki kişinin bir­birine hem çok şey öğretmesi hem de bir­birine ihtiyaç duy­ması, bir­bir­lerinin yok­luğun­da yok­sun­luk his­setmesi aşkın temelinde var bence. Ama aşk sadece bir bağ değil, insanın ken­di sınır­larını aşması­na, ken­di­ni keşfetme­sine de neden olan bir duygu. Bazen insana yapa­may­a­cağını düşündüğü şey­leri yap­tırır; daha hızlı koş­manızı, daha güçlü his­set­m­enizi sağlar. Bir yan­dan da, ken­di­nizi sev­m­enizi, hay­a­ta dair kırgın­lık­larınızı affet­m­enizi ve yaşa­ma fark­lı bir pencere­den bak­manızı sağlar. Aşk hem güç verir hem de insanı yenil­er.

Ken­di­ni ekran­da en beğendiğin, “işte bu olmuş” dediğin an hangisiy­di? Bir sahne geliy­or mu aklı­na?
Hiçbir zaman kendim için “İşte bu olmuş” dediğim bir an olmadı. Ken­di per­for­man­sımı izlerken hep eleştirel bir gözle bakarım ve “Burayı daha iyi yapa­bilir miy­dim?” diye düşünürüm. Bu da sanırım mesleğime olan tutkum­dan kay­naklanıy­or. Ama bir sahne seçmem gerekirse, Ben­im Tatlı Yalanım dizisin­de­ki Lavinya ile olan sah­neler­i­mi söyleye­bilir­im. Onu gerçek hay­at­ta da kızım­mış gibi sevdim ve o duyguyu ekrana yan­sıt­tığı­ma inan­mak istiy­o­rum. Bu sah­nel­erde gerçek­ten kalbi­mi ortaya koy­duğu­mu hissediy­o­rum.

Oyun­cu olarak hay­ali­ni kur­duğun, içinde olmayı çok iste­diğin bir pro­je ya da bir­lik­te rol almak iste­diğin bir isim var mı?
Her oyun­cu­nun hay­ali olduğu gibi ben­im de ulus­lararası bir pro­jede yer almak en büyük hede­fler­im­den biri. Özel­lik­le Quentin Tarantino’nun bir fil­minde oyna­mayı çok ister­im. Onun film­lerinde­ki hikayel­er, karak­ter­ler ve atmos­fer her zaman çok etk­i­leyi­ci geliy­or. Henüz yabancı bir sette çalış­ma fır­satım olmadı, ancak İngilizcem Türkçem­den bile daha iyi olduğu için yurt dışın­da bir pro­jede yer almak kendime güvendiğim ve hay­ali­ni kur­duğum bir alan. Umarım bir gün bu hay­al­im gerçek­leşir.

Sence kariy­erinde­ki dönüm nok­tası han­gi pro­jeyle oldu?
Sanırım kariy­er­imde­ki ilk büyük sıçra­mayı Yol Arkadaşım filmiyle yap­tım. Bu film­le daha geniş bir kitl­eye ulaştım ve tanınır­lığım art­tı. Ardın­dan Jet Sosyete gel­di ve bu pro­je ile popüler­liğim zir­v­eye çık­tı. Jet Sosyete, hem kariy­er­imde hem de kişisel anlam­da çok özel bir yer tut­tu.

Aslı’nın kale­minden çıkan bir senaryo nasıl olur­du? Nasıl bir hikâye yaz­mak ve yönet­mek ister­din?
Ken­di yaza­cağım bir hikaye kesin­lik­le çok yön­lü olur­du. Aksiy­on, dra­ma ve aşkın iç içe geçtiği bir senaryo yarat­mak ister­dim. Ayrı­ca, zekanın ön plan­da olduğu, sür­pri­zler­le dolu ve izleyi­ciyi sürek­li şaşır­tan bir hikaye yaz­mak ben­im için heye­can veri­ci olur­du. Karak­ter­lerin derin­liği olan ve duy­gusal bağlar kur­du­ran bir hikaye yaz­mayı çok ister­dim.

“Hayatta beni motive eden her şey; mutluluk, aşk ve başarıyla şekilleniyor. Eğlenmediğim, öğrenmediğim hiçbir yerde uzun süre kalmam.”

Genel olarak nasıl bir hay­at felse­fen var? Bugüne kadar edindiğin en kıymetli ve ade­ta hay­at der­si olarak ben­imsediğin bil­gi ney­di?
Hay­at felse­fem oldukça net: Beni mut­lu etmeyen, bana bir şey kat­mayan hiçbir yerde ya da durum­da gereğin­den fazla vak­it geçirmem. Kendi­mi keşfet­mek, öğren­mek ve keyif almak ben­im için önce­lik­li. Hay­atın her anını dolu dolu yaşa­mak gerek­tiği­ni düşünüy­o­rum. Eğlen­mek, öğren­mek ve mut­lu olmak ben­im yaşam rehber­im.

Tanınır biri olmak senin için ne ifade ediy­or? Bu duru­mu nasıl yönetiy­or­sun?
Küçük­lüğüm­den beri hay­al­im tanınır biri olmak­tı. Tele­vizy­on­lar­da, bill­board­lar­da olmak hep beni heye­can­landıran bir fikir olmuş­tur. Şim­di bu hay­al­im­in bir gerçeğe dönüşmüş olması beni çok mut­lu ediy­or. Ama bu süreçte kendi­mi hep dengede tut­maya çalışıy­o­rum. Sahip olduğum bu kon­u­mu doğru şek­ilde yönet­mek ve insan­ların sevgisi­ni hak ede­cek bir duruş sergile­mek ben­im için çok önem­li.

Hay­at­ta­ki en büyük ilham kay­nakların, seni motive eden şeyler nel­er?
Hay­at­ta­ki en büyük ilham kay­naklarım köpekler­im, aşk, mut­lu­luk ve başarı. Bun­lar hem yaşam ener­ji­mi yük­seltiy­or hem de beni sürek­li motive ediy­or. Onlar­dan aldığım ener­ji, yap­tığım her işe yan­sıy­or.

Moday­la aran nasıl?
Modayı yakın­dan takip ediy­o­rum ama kendime uymayan bir şeyi asla giymem. Vücud­u­mu iyi tanıdığımı düşünüy­o­rum ve bana yakışanı giymeyi seviy­o­rum. Bazen de kim­s­enin bir­leştirm­eye cesaret ede­meye­ceği parçaları bir araya getir­erek ken­di tarzımı yarat­mayı çok eğlenceli buluy­o­rum.

Gardırobunun olmazsa olmaz beş parçası nel­er?
Rahat sweat­shirtler, yumuşak eşof­man­lar, mini etek­ler, göz alıcı elbisel­er ve şık ayakkabılar gardırobu­mun vazgeçilme­z­leri arasın­da.

Stil danış­manı ile çalışıy­or musun? Kıyafet seçi­mi­ni yaparken en çok neye dikkat ediy­or­sun?
Bir stil danış­manım yok. Genelde ken­di tarzımı kendim oluş­tur­mayı seviy­o­rum. Alışver­işe tek başı­ma çık­mayı ter­cih eder­im çünkü kendime neyin yakıştığını en iyi ben biliy­o­rum.

Yurt içi ve yurt dışın­da gizli alışver­iş durak­ların nerel­er?
Yurt içinde ara sokak­lar­da­ki küçük butik­leri keşfet­meyi çok seviy­o­rum. Buralar­da bulu­nan parçalar hem özel hem de fark­lı bir tarza sahip oluy­or.

Cilt bakım ruti­nin var mı? En sevdiğin güzel­lik ürün­leri nel­er?
Açıkçası çok sıkı bir cilt bakım ruti­n­im yok. Daha çok doğal yön­tem­lere yöneliy­o­rum. Bol bol su içm­eye çalışıy­o­rum ve cildi­mi nem­lendirmek için basit ama etk­ili ürün­ler kul­lanıy­o­rum.

Kişisel gelişimin­le ilgili ne yap­mak seni mut­lu ediy­or?
Müzik­le uğraş­mak ve kitap oku­mak şu sıralar en sevdiğim şeyler. Kendime yeni şeyler kat­mak, ruhu­mu besliy­or ve beni daha iyi his­set­tiriy­or.

Son dönem­lerde kur­duğun hay­aller genel­lik­le ne ile ilgili oluy­or?
Son dönem­lerde hay­al­ler­im genel­lik­le aşk üzer­ine kuru­lu. Aşk, bana hem ilham veriy­or hem de hay­atımı ren­klendiriy­or.

Exit mobile version