GARDIROP MAGAZİN

Türk Bilim Kadınları Bilime Yön Veriyor

Ülkem­izin yetiştirdiği Genç ve Yetenek­li Türk Bil­im Kadın­ları, 4 yıldır üst üste Ulus­lararası Yük­se­len Yetenek seçil­erek başarılarımızı dünyaya kanıtlıy­or.

Dünyamız, 2020 yılı itibariyle daha önce hiç deney­im­lemediği, etk­i­lerinin bu den­li güçlü ola­cağını tah­min edemediği, rehberi ve yol har­i­tası olmayan zor­lu bir döne­mi yaşa­maya başladı. Hep­imiz biliy­oruz ki bu yeni dönem­le bir­lik­te bil­ime, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyu­luy­or. L’Oréal, bil­im alanın­da kadın araştır­ma­cıları destek­le­mek, mükem­mel­liği ödül­lendirmek, genç ve yetenek­li bil­im kadın­larının tanın­malarını sağla­mak amacıy­la UNESCO iş bir­liğiyle “Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramını yürütüy­or.

Dünya­da 22. ve Türkiye’de 18. yılını geride bırakan pro­gram, kök­lü geçmişiyle kadın­ların bil­ime katkısını destek­liy­or ve bil­imde cin­siyet eşitliğine dikkat çek­erek rol mod­eller yaratıl­ması­na katkı sağlıy­or.

L’Oréal-Unesco “Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramının Türkiye ayağın­da ödül almaya hak kazanan 2020’nin bil­im kadın­ları belir­len­di. 6 Türk bil­im kadını, kap­sam­lı ve gele­cek vad­e­den ilham veri­ci çalış­malarıy­la ödüle layık görüldü.                              L’Oréal Türkiye’den 75.000 TL ödül kazanan bil­im kadın­ları, akademik özgeçmiş­leri, pro­jelerinin bil­ime yap­tığı katkı, uygu­lan­abilir­liği, sürdürülebilir­liği ve bil­im­sel yenil­iği gibi kriter­ler göz önüne alı­narak, bağım­sız Unesco jürisi tarafın­dan seçil­di.

BİLİME YÖN VEREN KADINLAR

L’Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Mil­li Komisy­onu iş bir­liğinde bu yıl 18. Kez hay­a­ta geçir­ilen “Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramı kap­samın­da ödül almaya hak kazanan 2020’nin genç ve yetenek­li, Türk bil­im kadın­ları belir­len­di. Bil­im kadın­larının destek­len­mesi amacıy­la yürütülen pro­gram kap­samın­da UNESCO bağım­sız jürisi tarafın­dan belir­lenen 6 bil­im kadını, L’Oréal Türkiye’den araştır­maların­da kul­lan­mak üzere 75.000 TL destek almaya hak kazandı. İns­anl­ık için önem­li pro­jel­er üzerinde çalışan, her biri üniver­sitel­erde­ki araştır­malarını sürdüren 40 yaş altın­da­ki 6 genç bil­im kadını; psikolo­ji, matem­atik, tıp, malzeme bil­i­mi, biy­olo­ji, kimya gibi pek çok alan­da umut veren çalış­malar gerçek­leştiriy­or.

Genç Bilim Kadınları Projeleriyle Bilimin Geleceğine Işık Tutuyor!

 Dr. Dicle Döven­cioğlu, dokun­duğu­muz dünyayı ekrana taşı­mayı hede­fliy­or.

Akıl­lı sis­tem­ler artık her yerde. Tele­fon­lar yüzümüzü tanıy­or ya da insan­sız araçlar nesne tanı­mayı az çok öğrendil­er ama bu nes­nelerin han­gi malzeme­den yapıldığını tanı­mayı henüz çözemedik. Orta Doğu Teknik Üniver­site­si Psikolo­ji Bölümü Öğre­tim Görevlisi Dr. Dicle Döven­cioğlu, yumuşak­lık algımız­da­ki boyut­ları tanım­la­ma hede­fi taşıyan pro­je­siyle malzemeleri nasıl algıladığımızı anla­mayı amaçlıy­or çünkü malzemeleri tanı­mak hay­at­ta kalmak dahil olmak üzere, pek çok açı­dan çok önem­li. Malzemeleri nasıl algıladığımızı anlarsak bel­ki de yakın gele­cek­te robot­lar sadece sert met­aller­le ara­ba yap­may­a­cak­lar, yumuşak malzemel­er­le de çalışa­cak­lar. Hat­ta bel­ki dokun­matik ekran­ların yeri­ni his­set­matik ekran­lar aldığın­da inter­net­ten sipar­iş ettiğimiz göm­leğin kumaşı­na dokun­mak mümkün ola­cak.

Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar, zehirli gazları tespit eden sensörlerle hayati tehlikelerin önüne geçiyor!

Günümüzde halk sağlığı ve çevre için tehlike arz eden ve teşhis edilme­si güç olan çok çeşitli zehirli gazlar bulun­mak­tadır. Zehirli gazlar­dan kay­naklanan riskler; savaş, terör saldırısı, sab­o­taj olay­ları, bu mad­deleri bulun­duran tesislerde mey­dana gelen hasar ve sızın­tılar, endüstriyel alan­da kul­lanılan kimyasal­ların tanker, kamy­on, tren, gemi vb. gibi araçlar­la nakliye­si esnasın­da mey­dana gelen ulaşım kazaları, fab­ri­ka yangın­ları ve lab­o­ratu­var­lar­da­ki teknolo­jik kazalar şek­linde sıralan­abilir. Birçok hay­ati konu­da risk unsu­ru olan tehlike­li gazların hızlı ve doğru şek­ilde tespit edilebilme­si, gerek­li ted­bir­lerin alın­ması ve mey­dana gelebile­cek sağlık risk­lerinin en aza indirilme­si açısın­dan son derece önem­li. TÜBİTAK Mar­mara Araştır­ma Merkezi Malzeme Enstitüsü Sen­sör Teknolo­ji­leri Pro­je Grubu’nda Başuz­man Araştır­ma­cı olarak görev yapan Doç. Dr. Dilek Dün­dar Erba­har; zehirli gazlara karşı yük­sek algıla­ma has­sasiyetine sahip, üstün per­for­manslı, seri üre­time uygun, ekonomik, düşük güç tüke­timiyle çalışan, kom­pakt kimyasal sen­sör­ler geliştir­ilmesi­ni amaçlıy­or. Bu döndürülmüş grafen yapılı sen­sör sis­tem­i­nin sanayiye ve ulusal güven­liğe aktarıl­ması ile askeri ve endüstriyel alan­lar­da­ki güven­lik bir­im­lerinin, sanayi kuru­luşlarının ve çeşitli kamu kurum ve kuru­luşlarının tale­p­lerinin karşılan­ması hede­fleniy­or.

Dr. İdil Yet, karaciğer kanserinin nedenlerini ortaya koyuyor.

Türkiye ve dünya­da önde gelen ölüm sebe­p­leri arasın­da yer alan kanser üzer­ine yapılan çalış­malar sıcak bir konu olmak­la beraber önce­lik­li araştır­ma hede­fleri arasın­da bulunuy­or. Kanser tedavisi için yeni yak­laşım­lar ve biy­oin­for­matik yön­tem­lerinin geliştir­ilme­sine ihtiyaç duyu­luy­or. Hacette­pe Üniver­site­si Sağlık Bil­im­leri Enstitüsü Biy­oin­for­matik Anabil­im Dalı Öğre­tim Üye­si Dr. İdil Yet, geliştirdiği yön­tem­le kansere dönük özel­lik­le önleme, erken teşhis ve tedavil­er açısın­dan değer­li sonuçlar üret­meyi hede­fliy­or. Bu yön­temin karaciğer kanserinin neden­lerinin anlaşıl­ması­na önem­li katkı­da bulun­abile­ceği belirten Dr. İdil Yet, kanser tedavisi için yeni yak­laşım­lar ve biy­oin­for­matik yön­tem­lerinin geliştir­ilme­sine ihtiyaç duyul­duğunu, çalış­masının da bun­lar­dan biri ola­cağını belir­tiy­or.

Dr. İrem Durmaz Şahin, yumurtalık kanserinde ilaç direnci mekanizmalarını ortaya çıkartıyor.

Kanser, bütün dünya­da olduğu gibi Türkiye’de de önem­li bir sağlık prob­le­mi. Araştır­maların sonuçları­na göre kanser, kardiy­ovasküler hastalık­lar­dan son­ra Türkiye’deki tüm hay­at kayı­plarının ikin­ci sırada­ki nedeni. Epi­tel yumur­talık (over) kanseri, dünya çapın­da görülme sık­lığı açısın­dan 7. sıra­da ve kansere bağlı hay­at kayı­pları sırala­masın­da ise 5. sıra­da yer alıy­or. Epi­tel over kanseri hasta­larının ilk 3 yıl­da tekrar etme oranı maale­sef %70 gibi yük­sek bir oran­da ve platin dirençli veya refrak­ter hasta­lar­da opti­mal tedavi yön­te­mi hala tam olarak bil­in­miy­or. Koç Üniver­site­si Tıp Fakül­te­si Öğre­tim Üye­si Dr. İrem Dur­maz Şahin, önce­lik­le bir kadın olarak ama en önem­lisi bir bil­im insanı olarak bu konuya katkı sağla­mak için çalıştığını vur­gu­luy­or. Over kanserinde gelişen ilaç direnç mekaniz­malarının daha iyi anlaşıl­ması ve over kanserinde kul­lanıl­mak­ta olan tedavi yön­tem­lerinin moleküler etk­i­lerinin ince­len­mesi üzer­ine çalış­masıy­la Dr. İrem Dur­maz Şahin, bu hastalık­la karşılaşan birey­lerin yaşam kalitesinin yük­seltilmesi­ni, ekonomik ve sosyal hay­a­ta aktif ve sağlık­lı bir şek­ilde katılım­larının sağlan­masını hede­fliy­or. Bu kap­sam­da bir araştır­ma, lit­er­atürde bir ilk olma özel­liği taşıy­or.

Dr. Nazar İleri Ercan’dan, yaygın görülen ve tedavisi olmayan Romatoid Artrit hastalığı için nano ilaç!

Dünya popülasy­onun yak­laşık %1’inde bulu­nan Roma­toid Artrit hastalığı; eklem­leri, fark­lı organ­ları veya bütün vücudu etk­ileye­bilen kro­nik bir hastalık olarak öne çıkıy­or. Boğaz­içi Üniver­site­si Kimya Mühendis­liği Bölümü Öğre­tim Üye­si Dr. Nazar İleri Ercan, günümüzde bili­nen bir tedavisi bulun­mayan Roma­toid Artrit hastalığı­na yöne­lik, fark­lı mekaniz­malar üzerinde etk­ili, daha etkin ve hede­fleme yön­te­mi ile daha az yan etkiye sahip bir nano ilaç geliştirmeyi hede­fliy­or. Roma­toid Artrit tedavisinde ter­apötik nanopar­tiküller ve doğal biy­oma­lzemelerin hedefe yöne­lik sine­jis­tik etk­isinin araştırıla­cağı bu çalış­ma­da elde edile­cek bul­gu­lar, sadece Roma­toid Artrit hastalığı­na değil hastalığın iler­lemesinde ben­z­er­lik­ler gösteren diğer otoim­mün hastalık­lara ve çeşitli kanser türev­ler­ine yöne­lik ilaç geliştir­ilme­sine de ışık tuta­cak.

Doç. Dr. Nazife Erkurşun Özcan, 70 yıldan uzun süredir çözülemeyen “Kakutani Sanısı” matematik problemine yanıt arıyor.

Hacette­pe Üniver­site­si Fen Fakül­te­si Matem­atik Bölümü’nden Doç. Dr. Naz­ife Erkurşun Özcan, 70 yılı aşan bir süredir çözüle­meyen “Kaku­tani Sanısı” matem­atik prob­le­mi üzer­ine çalışıy­or ve birçok disi­plin arasın­da bağlan­tı (özel­lik­le kuan­tum bil­gi sis­tem­leri) kurarak yeni ortak çalış­maların doğ­ması­na imkan yarat­mayı hede­fliy­or. Bir ilk olan bu pro­je ile teorik matem­atik alanın­da ödül almaya hak kazanan Doç. Dr. Naz­ife Erkurşun Özcan, bir örnek teşk­il ede­cek bu başarının bu alan­da çalışan bil­im kadın­larını heye­can­landıra­cağını, yeni çalış­ma ve gir­işim­lerin önünü açarak görünür­lüğünü art­tıra­cağını belir­tiy­or.

“Bil­im Kadın­ları İçin” pro­je­si hakkın­da konuşan L’Oréal Türkiye Genel Müdürü Lau­rent Duffi­er, Dünyanın karşılaştığı tüm bu zor­luk­lar­dan son­ra, bil­ime her zamankinden daha fazla ihtiy­acımız olduğunu artık biliy­oruz. Önümüzde­ki 15 yıl içinde bil­im daha da önem­li hale gele­cek. Gıda güven­liğin­den sağlığa, hijyen­den ener­jiye, eko­sis­tem­den iklim değişik­liğine kadar her konu­da bil­ime ihtiyaç duyuy­oruz. Teknolo­jiye, yenil­iğe ve daha fazla bil­im insanı­na ihtiyaç duy­duğu­muz böyle bir dönemde bil­im kadın­larının potan­siyel­leri­ni ortaya çıkar­mak en büyük hede­fimiz! L’Oréal Türkiye olarak büyük bir sorum­lu­luk üstleniy­oruz ve bil­imde cin­siyet eşitliği­ni destek­liy­oruz. Türkiye’de geçtiğimiz 18 yıl­da 108 bil­im kadınının gele­cek vaat eden pro­jeler­ine katkı sağladık. 4’ü art arda olmak üzere, toplam 5 Türk bil­im kadınımız Ulus­lararası Yük­se­len Yetenek seçil­erek ulus­lararası plat­for­m­da Türkiye adını duyur­du. Hep­siyle gurur duyuy­oruz. Uzun yıl­lardır iş bir­liği içinde olduğu­muz Unesco’ya da verdik­leri destek­ten ötürü teşekkür ediy­oruz.” dedi.

Uluslararası Yükselen Yetenek

2019 yılın­da L’Oréal Türkiye tarafın­dan gerçek­leştir­ilen “Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramın­da ödül kazanan Dr. Ser­ap Erkek, mesane kanser­ine yön veren epi­genetik mekaniz­maların araştırıl­ması pro­je­siyle şim­di de “2020 Ulus­lararası Yük­se­len Yetenek Ödülü” almaya hak kazandı. Ülkem­izin adını 4. Kez ulus­lararası are­na­da tüm dünyaya duyu­ran Dr. Ser­ap Erkek, pro­je­siyle kanser araştır­maları­na dünya çapın­da önem­li bir katkı sağlıy­or.

“Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramını tüm ülkel­er arasın­da en çok destekleyen 5. ülke kon­u­mun­da bulu­nan L’Oréal Türkiye, genç ve yetenek­li Türk bil­im kadın­larını 18 yıldır destek­le­m­eye devam ediy­or ve son 4 yıldır, üst üste ülkem­ize yeni “Ulus­lararası Yük­se­len Yetenek­ler” kazandırıl­masını sağlıy­or.

İzmir Biy­otıp ve Genom Merkezi’nde epi­genetik mekaniz­malarını araştıran Dr. Ser­ap Erkek, yap­tığı açık­la­ma­da; L’Oréal-Unesco Ulus­lararası Yük­se­len Yetenek Ödülü’nü aldığım için çok mut­luyum. Bu yıl bu ödülü, 4. kez üst üste Türkiye’den bir bil­im kadının almasının ayrı­ca guru­runu taşıy­o­rum. Umuy­o­rum ki kazandığım bu ödülle kanser oluşu­mun­da rol oynayan mekaniz­maları çözmek adı­na önem­li başarılar ortaya koy­a­cağız. Bu ödülü kazan­mış olmam beni yetiştiren ailem, öğret­men­ler­im ve Türkiye sayesinde olmuş­tur. Pro­je­mi destekleyen L’Oréal Türkiye’ye ve Unesco’ya tekrar teşekkür ediy­o­rum. dedi.

18 YILDA 108 GENÇ TÜRK BİLİM KADINI DESTEKLENDİ

L’Oréal ve Unesco, dünya­da 22. ve Türkiye’de 18. yılını geride bırakan pro­gram kap­samın­da daha fazla bil­im kadınının bil­im­sel mükem­mel­liğe ulaş­ması­na ve insan­lığın karşılaştığı büyük zor­luk­ların çözümüne eşit şek­ilde katıl­ması­na yardım­cı olmak için bir­lik­te çalışıy­or.

“Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramı, her yıl 250’den fazla yetenek­li genç ve yeten­kli bil­im kadınını destek­liy­or. 5 kıtadan seçkin kadın araştır­ma­cılar, pro­gram sayesinde aldık­ları destek­le bil­im­sel kariy­er­leri­ni sürdürüy­or ve dünyayı değiştirm­eye yardım­cı ola­cak keşi­fler yapıy­or. Glob­al ölçek­te şu ana kadar destek alan bil­im kadını sayısı 3400’e ulaştı. “Bil­im Kadın­ları İçin” pro­je­si, Türkiye’de de 18 yıldır başarıy­la sürüy­or. Türkiye’de geçtiğimiz 18 yıl­da 108 genç bil­im kadının pro­jeler­ine kay­nak sağ­landı. Bil­imde cin­siyet eşitliği­ni sağla­ma amacıy­la çalış­malarını sürdüren L’Oréal, sahip olduğu vizy­onu gerçeğe dönüştürmek için istikrar­lı bir şek­ilde iler­liy­or. L’Oréal, kız çocuk­larının bil­im­sel çalış­malara teşvik edildiği, kadın­ların yeter­li desteğe sahip olduğu ve bil­im­sel çalış­maların cin­siyete göre değil, potan­siye­line göre değer­lendirildiği bir gele­cek için çalışıy­or.

Rakamlar ile Bilim Kadınları

Bil­im kadın­ları dünya çapın­da çığır açan araştır­malara lid­er­lik ediy­or. Ancak olağanüstü keşi­fler­ine rağ­men, kadın­lar hala küre­sel olarak araştır­ma­cıların sadece %29’unu tem­sil ediy­or ve çalış­maları nadiren hak ettiği değeri görüy­or. STEM ile ilgili alan­lara kayıtlı öğren­ci­lerin yal­nız­ca %35’ini kadın­lar oluş­tu­ruy­or. Bugüne kadar Nobel Bil­im Ödül­lerinin sadece %3’ü kadın­lara ver­il­di ve Avru­pa’­da­ki kıdem­li araştır­maların yal­nız­ca %11’i kadın­lar tarafın­dan yürütülüy­or. Türkiye’de Ar-Ge’nin tüm alan­ların­da %37, doğa bil­im­leri ve mühendis­lik alanın­da %35, sosyal bil­im­ler ve beşeri bil­im­lerde %43 oranın­da kadın­lar görev alıy­or. Kadın­ların yaratıcılık ve yenil­iğin iti­ci gücü olduğu­na inanan L’Oréal, “Bil­im Kadın­ları İçin” pro­gramıy­la 1998 yılın­dan beri tüm dünya­da yetenek­li bil­im kadın­larının hak ettik­leri değeri görmeler­ine yardım­cı oluy­or ve gençlere bil­im kadını olma yol­un­da ilham veriy­or.

 

 

Exit mobile version